Ülkenin kuzey ve güney bölgelerini sık sık gezerim. Tren yolculuklarında her zaman trenin penceresinin kenarına oturup dışarıdaki manzarayı seyretmeyi severim. Anavatanın o uçsuz bucaksız tarlalarında zaman zaman hasır şapka takmış, ağır işlerde çalışan çiftçileri görürüm...
Askerin başındaki şapka; polis memurlarının başındaki ciddi şapkalar; sahnedeki mankenlerin zarif şapkaları; ve sokaklarda bu süslü şapkaların başında yürüyen güzel erkek ve kadınlar; bir inşaat işçisinin bareti. Ve böyle devam eder. Bunlar arasında...